Güzelliği ve Zekasıyla Tarihe Adını Altın Harflerle Yazdıran Kleopatra’nın Gerçek Hikayesi

Güçlü kişiliği, zekası ve güzelliğiyle birçok kişinin hayranlığını kazanan Kleopatra, iktidarı boyunca siyasi ve ekonomik reformlar yapmış ve kendi döneminin kadınları için örnek olmuştur. Kleopatra’nın yaşamı ve liderliği hakkında anlatılan hikayeler, bugün bile ilgi ve hayranlıkla takip ediliyor.

Aslen Makedon Yunan olan Kleopatra, 69 yılında doğdu. Eğitimi boyunca Yunan filozoflarının prensiplerine yoğunlaştı ve bir yandan da 7 dil öğrendi.

Ardından babasının isteği üzerine, 10 yaşındaki kardeşi XIII. Ptolemaios ile evlendi ve 18 yaşında tahta çıktı.

Kardeşi ve eşi olan XIII. Ptolemaios Kleopatra’nın baskın karakterinden hoşlanmadı.

Bu noktada, kardeşleri arasındaki rekabet  zirveye vurdu ve bu Mısır’da iç savaş başlamasına sebep oldu.  Ancak Cleopatra yenilgiyi kabul etmedi.

Bu esnada Roma da iç savaştaydı ve bu savaş Mısır’ı da etkiledi.

Sezar’a yenildikten sonra Mısır’a sığınmak isteyen Pompey Ptolemy’nin adamları tarafından öldürüldü. Daha sonra Sezar Mısır’a bir düzen getirmeye karar verdi.

Kleopatra tahtını yeniden kazanmak için Jül Caesar’a odaklandı ve sonunda amacına ulaştı.

47 yılında kardeşi, ve eşi XIII. Ptolemaios Sezar’ın güçleri tarafından öldürülünce Cleopatra, diğer kardeşi XIV. Ptolemaios ile evlendi ve tamamen kontrolü ele geçirdi.

Bu sırada ise Sezar’dan olduğunu iddia ettiği küçük Sezar adını verdiği bebeğini doğurdu.

3 yıl sonra Sezar bir suikasta kurban gitti ve  Kleopatra oğlu ile birlikte Mısır’a döndü.

İktidarı tamamen kendi egemenliği altına almak isteyen Kleopatra, kardeşi ve eşi olan XIV. Ptolemaios’u zehirledi.

Daha sonra Mısır’ı oğlu ile birlikte yönetmeye başladı.

Sezar’ın ölümünden sonra, 42 yılında Mark Antony ve Sezar’ın varisi Octavian, Roma’nın en güçlü iki lideri haline geldi.

İlk başta, Roma topraklarını aralarında paylaşmayı kabul ettiler.Ancak ilişkileri zamanla kötüleşti ve Cleopatra ikisinin ortasında kaldı.

M.Ö. 41 yazına gelindiğinde, Mark Antony Cleopatra’ya mektup yazarak düşmanlarına yardım ettiği gerekçesiyle onu Tarsus’ta buluşmaya davet etti.

Cleopatra, Tarsus’a geldikten sonra Antony ona aşık oldu ve onunla birlikte Mısır’a gitti.

Cleopatra daha sonra Antony’nin çocuklarına hamile kaldı ancak Antony, 1 yıl sonra Roma İmparatorluğu’na geri döndü ve ve Octavian ile ilişkisini güçlendirmek için kız kardeşi Octavia ile evlendi.

Ancak, Cleopatra’nın cazibesi çok güçlüydü ve Antony 37 yılında Mısır’a geri döndü.

Cleopatra ve Antony, Roma İmparatorluğu tarafından ele geçirilen eski Ptolemaic topraklarını geri alarak büyük planlar yaptılar.

Sonunda, Antony Cleopatra ile evlendi ve Octavian Antony bir yabancıyla evlenip yasaları çiğnediği için Mısır’ı istila etti.

Antony ve Kleopatra’nın birleşik deniz kuvvetleri, MÖ 31’de Octavian’ın daha küçük ama daha iyi eğitimli donanması tarafından yenildi.

Kleopatra ve Antony kaçtı ancak sonrasında mağlup oldular.

Kleopatra Octavian’ı da baştan çıkarmaya çalıştı ancak bu işe yaramayınca hayatını sonlandırmaya karar verdi.

Bazıları, zehirli bir mısır kobrasını mezarına soktuğunu söylerken, Yunan ve Romalı tarihçiler, zehirli bir saç tokası ile cildinde bir kesik açtığını iddia ediyorlar.

Kleopatra’nın ölümünden kısa bir süre sonra, Octavian Caesarian’ı öldürdü ve Kleopatra’nın diğer çocuklarını Roma’ya götürülüp zafer geçit töreninde sergilendi.

Eğer Kleopatra ve Antony başarılı olsaydı, dünya şimdi bildiğimizden çok daha farklı olurdu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*